Siirt’in A’dan Z’ye her alanda ciddi bir değişim ve dönüşüme ihtiyacı var.
Sorunlar geçiştirilemeyecek boyutlara ulaşmış, yarınlar için SOS verir noktaya doğru ilerlemektedir.
Aynı şeyleri, aynı düşünceleri, aynı yaklaşımları, aynı aktörleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemenin saflığını anlatacak kadar gerçekçi reçetelere ihtiyaç duyulmaktadır.
İdareyi maslahatçılara değil devrimci liderlere alan açılmalıdır.
Derdi kendi olanlara değil, derdi toplum olanlara meydan verilmelidir.
Siirt’in büyük kasaba hüviyetinden kurtulmasına hizmet etmek her Siirtlinin asli görevi olmalı.
Kapalı kapılar ardında kişilerin, grupların, azınlıkların kazanırken Siirt’in kaybettiği hesapların kapanıp; şeffaf, öngürülebilir, kabul edilebilir realist ve rasyonalist en önemlisi de umumun yararına tertemiz başlangıçlara yelken açılmalı.
Siirt; göçen, küsen, kırılan, köşesine çekilen, uzak duran vizyoner kişileri israf etme lüksüne sahip değildir.
Maalesef kişisel beklenti ve hırsların Siirt yararıyla maskelendiği, algıların gerçekleri bastırdığı bir umutsuzluğa sürükleniyoruz.
Yarın çok geç olabilir.